İHD Hakkari ve kayıp yakınları Hasan Ateş için adalet talep etti

İHD Hakkari ve kayıp yakınları Hasan Ateş için adalet talep etti

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 1994 yılında gözaltına alındıktan sonra kaybedilen ve daha sonra cenazesi bulunan Hasan Ateş için çağrısını sürdürdü.

A+A-

YÜKSEKOVA - İlçenin Sanat Sokağı’nda gerçekleştirilen ve 152. haftasına giren açıklamaya DEM Parti Yüksekova İlçe Eş Başkanı Ercan Sevmez, DEM Parti ilçe örgütü ve kayıp yakınları katıldı.

Basın açıklamasını İHD Hakkari Şubesi yöneticisi Eren Baskın okudu.

Baskın, gözaltında kaybetme suçunun insanlığa karşı suç kapsamında yer aldığını ifade ederek şu açıklamalarda bulundu: “Gözaltında insan kaybetme suçu, uluslararası sözleşmeler ve kanunlar çerçevesinde insanlığa karşı suç kapsamında yer alır. Türkiye, Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında tüm hukuki modernizm şartlarını yerine getireceğine dair taahhüt vermesine rağmen, sadece ‘gözaltında insan kaybetme suçunun tasnifi’ başlıklı madde açısından çekince koymuştur. Böylelikle, yargı erki tarafından korunan devlet yetkilileri açısından cezasızlık politikası işletildiği bir kez daha gözler önüne serilmiştir.

k1-052.jpg

Buradan yetkililere bir kez daha sesleniyoruz: Toplumsal uzlaşı, her şeyden önce kabul etmek ve suçluların cezalandırılmasıyla başlar. Gözaltında insan kaybetme suçundan ötürü her kim olursa olsun uygun şartlar yaratılarak yargılanmalı ve gerekli cezalar verilmelidir.”

Hasan Ateş’in hikâyesine değinen Baskın, şu ifadelerde bulundu:
“Hasan Ateş, Hakkari’nin Çukurca ilçesine bağlı Kurudere (Marufan) köyünde yaşıyordu. 1994 yılında evine yapılan bir baskınla gözaltına alındı. Ağır işkenceler gördü ve ardından serbest bırakıldı. O dönemde Hasan Ateş’in muhbir olması için baskı yapıldı, tehdit edildi ve göç etmeye zorlandı.

Mayıs 1994’te, henüz üç aylık evliyken köyüne operasyon düzenlendi. Köylüler meydanda toplanırken Hasan Ateş ve bir grup köylü işkenceyle yalın ayak askeri bir araca bindirildi. Aracın içinde işkenceye maruz kalan Hasan Ateş ve komşuları, tüm insanların ve akrabalarının gözü önünde gözaltına alındı. Aile bireyleri hemen Çukurca İlçe Jandarma Karakolu’na başvurarak gözaltına alınanların akıbetini sormak istese de ‘böyle bir operasyon yapılmadı’ cevabını aldılar.

k2-039.jpg

Köylüler, kayıplarını aramak için araziye çıktı ve bir süre sonra Serê Sêvê Karakolu’na yakın bir bölgede taşlarla kapatılmış iki erkek cesedi bulundu. Cesetlerin Hasan Ateş ve Bedel Özkan’a ait olduğu belirlendi. Her ikisi de ağır işkence görmüştü. Ayak ve el bileklerinde elektrik verilmesine dair izler vardı. Cansız bedenler köylerine götürülerek defnedildi.”

Baskın, Hasan Ateş’in ailesinin zaman kaybetmeden savcılığa başvurduğunu, ancak gözaltına alındığına dair tanık ifadelerine rağmen olayın inkâr edildiğini belirtti.

“Bir cezasızlık politikası olarak dosya, ‘kovuşturmaya yer olmadığına dair’ kararla kapatıldı. Tüm girişim ve başvurulara rağmen dosyada herhangi bir gelişme yaşanmadı. Ateş ailesinin tüm insanlığın gözünün önünde katledilen evlatları için yürüttüğü hukuk mücadelesi, yargı erkinin hukuksuz kararları ile engellendi.” dedi.

Baskın, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı: “Biz insan hakları savunucuları olarak Hasan Ateş’in katledilmesinin arkasındaki maddi gerçek ortaya çıkana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Ateş ailesine söz veriyoruz: Bıraktıkları yerden Hasan Ateş’in akıbeti için mücadele etmeye ve sorumluların yargılanmasını istemeye devam edeceğiz.”

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.