
Rosettadan Şaşırtıcı Kuyrukluyıldız Bulguları
On yıllık bir yolculuktan sonra ulaştığı 67P Churyumov/Gerasimenko kuyrukluyıldızının yörüngesinde incelemelerini sürdüren Rosetta uzay aracının gönderdiği yakınçekim görüntüler ve duyarlı veriler, bu gökcisimleri hakkındaki görüşleri kökten değiştirmeye
Rosetta ekibinin Science dergisinde yayımlanan bulgularına göre, 67Pnin yüzey topografyası ve kimyasal kompozisyonu alışılmadık bir çeşitlilik sergiliyor. Gökbilimciler, 4 km uzunluğunda, ördek biçimli kuyrukluyıldız üzerinde birbirinden farklı 19 bölge belirlediler.
Rosettanın gönderdiği yüksek çözünürlüklü görüntülerde yüzey üzerinde dalgalar, uzun oluklar görülüyor. Atmosferi olmayan bir gökcismindeki bu şaşırtıcı oluşumların yatay olarak püsküren gaz tarafından yapılandırıldığı düşünülüyor.
Ayrıca, yaklaşık üçer metre çaplı çok sayıda topakçığın oluşturduğu, ürpermiş deri görünümlü bölgeler gibi garip oluşumlar göze çarpıyor. Araştırmacılara göre bunlar, Güneş Sisteminin oluşum sürecinde Dünya henüz ortaya çıkmamışken kuyrukluyıldızın üzerine çökelmiş olan madde topakları olabilir.
Dikkat çekici bir başka bulgu da, iki topaklı kuyrukluyıldızın boyun kısmında, belirgin çatlakların varlığı. Bu da 67Pnin başı ve gövdesinin gerilim altında olduğunu ve parçaların ileride birbirinden ayrılacağını gösteriyor.
Rosettanın sensörleri, yüzey üzerinde amino asitlerin öncülleri olan karboksilik asit de dahil, karmaşık birtakım moleküllerin işaretlerini belirlemişler. Daha önce başka kuyrukluyıldızlar üzerinde saptananlardan daha karmaşık olan bu moleküllerin ancak çok düşük sıcaklıklarda oluşabileceğine işaret eden araştırmacılara göre bunların varlığı, kuyrukluyıldızın Güneş Sisteminin hayli uzak bölgelerinde ortaya çıktığını gösteriyor.
Rosettanın ortaya çıkarttığı bir başka sürpriz de, 67Pnin ısınmaya başlayan yüzeyinden püskürttüğü gazların çeşitliliği. Kuyrukluyıldızların genelde su buzundan yapılı olduğu düşünülür. Ancak, 67Pnin bazı bölgelerinde ısınan buzun su buharına dönüşerek püskürdüğü, başka bazı bölgelerdeki püskürtülerinse ağırlıklı olarak karbondioksit ve karbonmonoksit gazlarından meydana geldiği belirlendi.
Şaşırtıcı bir başka bulguysa, 67Pnin boynunun en az güneş ışığı alması nedeniyle kuyrukluyıldızın en soğuk bölgesi olmasına karşın, görüntülerdeki püskürtülerin büyük ölçüde bu bölge civarından çıkması.
Rosettanın gönderdiği görüntülerde püskürtüler açıkça izlenebilmekle birlikte, gökbilimciler henüz kuyrukluyıldızdaki etkinleşmenin zayıf olduğunu, 67P Güneşe en yakın konumuna geldiğinde gaz püskürtülerinin 100 kat artacağını belirtiyorlar.
Bu arada gökbilimciler, geçtiğimiz kasım ayında yüzeye dengesiz bir iniş yaparak kaybolan, ancak yeterli güneş ışığı alamayan bataryaları tükeninceye kadar değerli veriler gönderen Philae adlı sondanın, kuyruklu yıldızın Güneşe yaklaşacağı mayıs ayında uykusundan kalkabileceği konusundaki umutlarını koruyorlar.
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.